TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİN�...

TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİNİN KURULUŞUNUN 18. YILI KUTLU OLSUN

22/05/2026

Unutmayalım! Güçlü medeniyetler güçlü dillerle inşa edilebilir. Yüksek bir kültür seviyesine erişebilmek için, yüksek seviyede bir kültür diline sahip olmak gerekir.

Derneğimizin kuruluşunun 18. yılı kutlu olsun

Ekrem ERDEM
Genel Başkan

 

“Dilimiz Kimliğimizdir” şiarıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği 22 Mayıs 2008’de Ekrem Erdem öncülüğünde kuruldu. Derneğimizin 26 şubesi ve bir temsilciliği ile dil şuurunun yerleşmesi adına iz bırakan ve markalaşan faaliyetleri her geçen yıl artıyor.

Tarihçesi
Genel Başkan Ekrem Erdem, İstanbul Milletvekili olarak TBMM'de görev yaptığı 22. dönemde, tabelalardaki yabancılaşma ve yozlaşmalara yönelik toplumdan gelen yoğun tepkiler üzerine 104 arkadaşıyla birlikte Meclis Araştırma önergesi verdi. Mecliste bulunan partilerin ittifakıyla araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi. Komisyon çalışmalarında Türkçenin içine sürüklendiği vahameti gören Ekrem Erdem, fikirlerine itibar ettiği kişilerle istişarelerde bulundu. Bu istişareler sonunda dernek kurma fikri benimsendi ve 20 Mayıs 2008’de “Dil ve Edebiyat Derneği” kuruldu. Kurucular arasında bakanlar, milletvekilleri, üst düzey bürokratlar, akademisyenler, belediye başkanları, sanatçılar, şairler, yazarlar, edebiyatçılar ve Türkçe sevdalısı iş adamları bulunuyordu. 

Derneğin Statüsü
Kuruluşunun birinci yılının sonunda “Dil ve Edebiyat Derneği”ne Bakanlar Kurulu kararı ile “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsü verildi. Yine aynı yıl faaliyet alanıyla sınırlı olmak üzere TÜRKİYE isminin kullanım hakkı İçişleri Bakanlığınca onaylandı. Dil ve Edebiyat derneği “Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği” olarak tescil edilmiş oldu. 

Genel Başkan Ekrem Erdem 
Ekrem Erdem, 1 Ocak 1948 tarihinde Sivas’ın Koyulhisar ilçesi Aydınlar (Allar) Köyü’nde dünyaya geldi. Baba adı Hüseyin, anne adı Hesna’dır. İlkokulu Aydınlar Köyü’nde, ortaokulu Suşehri Ortaokulu’nda okuyan Ekrem Erdem, 1966’da Sivas Erkek Öğretmen Okulu’ndan mezun oldu. Meslek hayatına 1966’da Manisa’nın Demirci ilçesi Elek Köyü İlkokulu’nda başladı. Erdem, 1967 yılında Şebinkarahisar Lisesi’nde dışarıdan bitirme sınavlarına girdi ve lise diploması aldı. Ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri bölümüne kaydını yaptırdı. Eğitimini sürdürmek amacıyla tayinini İstanbul’a aldırarak sırasıyla Şişli Şair Yahya Kemal ve Başarı İlkokullarında öğretmenlik yaptı. Hazırlık eğitimini Arap Fars dili bölümünde yaptıktan sonra Tarih Bölümü’ne geçti. 1974 yılında Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Kürsüsünden mezun oldu. Üniversite öğrenimi devam ederken 1973 yılında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi’nde arşivist olarak görev aldı. 1978 yılında Arşivden istifa etti ve aile şirketinin başına geçti. Sosyal ve kültürel çalışmalara genç yaşlarda başlayan Erdem, 1974 yılında Sanayi (Mahallesi) Kültür Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti; 1980 darbesine kadar dernek başkanlığı ve yöneticilik görevlerinde bulundu. Çeşitli cami derneklerinde başkanlık ve yöneticilik yaptı. Kâğıthane (Şişli) İmam Hatip Lisesi yaptırma ve yaşatma derneğinin kuruluşunda ve yönetiminde görev aldı. 1983 Mahallî İdareler Seçimlerinde Refah Partisi’nden Şişli Belediye Başkan adayı oldu. 1983’te Şişli İlçe başkanlığı ve 1988’de de İstanbul İl Yönetimi’nde Teşkilatlanmadan sorumlu İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. İl Başkanı Sn. Recep Tayip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesiyle boşalan İstanbul İl Başkanlığına getirildi. 1995 yılında Refah Partisinden İstanbul Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Refah Partisinin teşkilat çalışmalarında görev aldı Erbakan Hocanın talimatıyla Refah Partisi Teşkilat Rehberini hazırladı. Türkiye genelinde yeni teşkilat modelinin yerleşmesi amacıyla “Bir Adam Arıyorum” başlıklı konferanslar verdi. 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu. Partinin teşkilatlanma, tüzük ve program hazırlık süreçlerinde yer aldı. AK Parti’de Teşkilatlanma ve AR-GE’den sorumlu Genel Başkan Yardımcılıklarında bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 22, 24, 25 ve 26. dönemlerinde Ak Partiden İstanbul Milletvekili seçildi. Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyeliği ile Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi Türk Grubu üyeliğinde bulundu. 2007 yılında 104 arkadaşıyla birlikte TBMM Başkanlığına Türkçenin içinde bulunduğu sorunların araştırılması ve çözüm önerilerinin tespiti talebiyle bir araştırma önergesi verdi ve bütün partilerin ittifakıyla kurulan komisyonda başkanlık yaptı. Dil, kültür ve edebiyat alanındaki çalışmalarıyla da tanınan Ekrem Erdem, 2008 yılında Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti ve derneğin kurucu genel başkanı oldu ve bu görevini hâlen sürdürmektedir. Türkçenin kamusal alanda doğru kullanımı, tabelalar ve yön levhalarında dil birliği sağlanması, bilişim ve internet dilinin Türkçeleştirilmesi konularında çalışmalar yürütmektedir. Genel başkanlığını yaptığı kurumun çıkardığı beş derginin sahipliğini yürüten Erdem; yeni edebiyatçıların, kültür insanlarının ve genç akademisyenlerin yetişmesine yardımcı olma misyonunu devam ettiriyor. Türkçe, dil, edebiyat ve F Klavye üzerine yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunan Erdem’in Bizimki Türkçe Sevdası adlı  yayınlanmış bir eseri bulunmaktadır. “Dilimiz Kimliğimizdir”, “Bizimki Türkçe Sevdası” ve “Dilin Gücü” konulu konferans ve sohbetlerine devam etmektedir. Evli ve beş çocuk babasıdır. 

Birikimleriyle doğru ve güzel Türkçeyi tanıtmaya çalışan Erdem, Türkçenin layıkıyla bilinmediği gerçeğini şu sözlerle anlatmaktadır: 

“Dil, milleti meydana getiren unsurların başında gelen, millet fertleri arasındaki anlaşmayı sağlayan, millî birliğin esasını ve özünü teşkil eden bir araçtır. Toplumlar millet olmayı bir dile sahip olmakla elde eder ve millî varlıklarını da kendi dilleriyle koruyabilirler. Dilini geliştirip zenginleştiremeyen, yabancı dillerin istilalarından koruyamayan milletler ne millî bir kültür oluşturabilir ne de oluşmuş kültürlerini koruyabilirler. Yozlaşma ve yabancılaşma dille sınırlı kalmayarak, zamanla bütün değerlerin yok olmasına ve millî birliğin telafisi imkânsız zararlar görmesine sebep olur. Dili yozlaşan, yabancı dillere karşı; gerek toplum hayatında, gerekse bilim ve eğitimde geri planda kalan bir milletin geleceği ciddi şekilde tehlikeye düşer. Bugün dilimiz iyi konuşulup yazılamamaktadır. Türkçemiz her gün biraz daha bozulmakta ve cümle bozukluklarına hemen herkesin konuşmasında rastlanılmaktadır. Dilimize karşı kayıtsızlık ve özenti, üretilen mal ve ürünlerin isimlerinde, ticari unvan ve adlarda yabancılaşma süratle artmaktadır. Bu durum dilde kavram kargaşasına, millî birliğimize de zarar verecek boyutta kamplaşma ve krizlere sebep olmaktadır. Gençlerimiz Türk dilinin güzellik ve zenginliğinden; kendi dilinde düşünebilme zevk, onur ve bağımsızlığından maalesef mahrum durumdadır. Yeni yetişen nesillerin, dilinin sanat eserlerini, romanlarını, hikâyelerini, şiirlerini anlayamadan yetişmeleri; tarihlerinden, kültürlerinden ve dolayısıyla medeniyetlerinden habersiz olmalarına ve bu değerlerden kopmalarına, hatta düşman olmalarına neden olmaktadır. Unutmayalım! Güçlü medeniyetler güçlü dillerle inşa edilebilir. Yüksek bir kültür seviyesine erişebilmek için, yüksek seviyede bir kültür diline sahip olmak gerekir. Dünyada söz sahibi olmak isteyen bir milletin, öncelikle kendi diline sahip çıkması ve dilini geliştirip zenginleştirmesi gerekir. Türkçemizin yabancı etkilerden kurtarılarak, bağımsız ve güçlü bir şekilde gelecek nesillere taşınabilmesi için, kişisel ve toplumsal duyarlılık şart. Gerekli gereksiz yabancı kelime kullanmaktan kaçınır, yabancı kökenli kelimeleri söylendiği gibi yazar ve okur, harflerimizi de Türkçe seslendirirsek karınca kadarınca dilimize sahip çıkmış oluruz.”

Amacımız
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin amacı; dil, kültür ve medeniyet şuurunun toplumda yerleşmesi ve gelişmesini sağlayacak faaliyetlerde bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermektir. Dernek bütün faaliyetlerini kamu yararını gözeterek yapar.

İlkelerimiz
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği;

  • Dili millî bir mesele olarak her türlü siyasî ve ideolojik düşüncelerin üzerinde tutar.
  • Türkçenin fakirleştirilmeden geliştirilmesinden yanadır.
  • Yaşayan kelimelerin korunmasından yana olduğu gibi Türkçede karşılığı olan kelimeler yerine yabancı kelimelerin kullanılmasına da karşıdır.
  • İhtiyacı halinde alınan yabancı kökenli kelimelere kendi sesimizin verilmesinden yanadır.
  • Medeniyet ve kültürün taşıyıcısı olan dili bir ayrıştırma sebebi değil, birleştirme unsuru olarak görür.
  • Dil konusunda yapılan iyi niyetli bütün çalışmaları destekler.
  • Faaliyetlerinde her türlü öneri ve yardıma açıktır.

 

Galeri